Maltepe Belediyesi'nin faaliyet raporu kabul edildi

Maltepe Belediyesi'nin faaliyet raporu kabul edildi

 

Maltepe Belediyesi'nin pandemi ile yoğun bir şekilde mücadele yürüttüğü 2020 yılına ilişkin faaliyet raporu, belediye meclisinde kabul edildi.

Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, "Kavgadan, kutuplaşmadan uzak, herkesin kucaklaştığı bir Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkmalıyız. Adlarımız farklı olabilir ama soyadımız Türkiye" dedi.

Maltepe Belediye Meclisi Nisan ayı toplantılarının ikinci oturumu gerçekleşti. Maltepe Belediyesi 2020 yılına ait Faaliyet ve Denetim Komisyonu raporlarının konuşulduğu mecliste, tüm raporlar oy çokluğu ile kabul edildi. Faaliyet raporunun kabul edilmesinin ardından bir konuşma yapan Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, "Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ayrıca Maltepe halkı gerektiğinde, dara düştüğümüzde belediyesine sahip çıkabiliyor. Pandemi sürecinde Maltepe halkının çok ciddi bir desteğini gördüğümüzü de özellikle belirtmek istiyorum. Kavgadan, kutuplaşmadan uzak, herkesin kucaklaştığı bir Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkmalıyız. Adlarımız farklı olabilir ama soyadımız Türkiye" dedi.

 

ANKARA'DA KARAR ALANLAR KURALLARA UYMALI

Pandemi ile mücadele kapsamında genel politikaları ve kalabalık parti kongrelerini eleştiren Başkan Kılıç, "Ankara karar alıyor, uyguluyor. Keşke iktidar bu kararları alırken önce kendisi uygulayabilseydi. Kongreler yapılması gerekiyor, saygı duyuyorum ama daha farklı yapılabilirdi. Bu konuda yeteri kadar olanakları vardır diye düşünüyorum. Lebaleb kongreler sonucunda vaka sayısı şu anda yüzde 100 artmış durumda. Maltepe Belediyesi olarak biz de salgının ilk dönemlerinde 3-4 arkadaşımızda vaka görülürken, ilerleyen dönemde neredeyse 600-700 arkadaşımız temalı olduğu ya da pozitif olduğu için evde oturmak zorunda kaldı. Belediye neredeyse yarı yarıya personel kapasitesi ile çalıştı" diye konuştu.

"İLLER BANKASI GELİRLERİMİZİN YARISINI KESTİ"

Hükümetin belediyelere gelir desteği sağlarken ayrımcılık yaptığını vurgulayan Başkan Kılıç, "Ufuk Bey faizlerden bahsetti. Bu faizleri belirleyen kurumların başında Ali Kılıç yok. Bu faizin yüksek olmasını belirleyen hükümetin kendisi. Biz de bu ülkede yaşıyoruz. Kredi ihtiyacınız varsa oraya gidiyoruz ve biz bu krediyi faiziyle beraber geri ödemek konumunda kalıyoruz.Allah'a şükür kredi notumuz da gayet iyi. Eğer İller Bankası -başka belediyelerimiz de var- belediyelerin hazine borçlarını yüzde otuz-kırk hak edişini kesmeseydi, bunlara ihtiyacımız olmayacaktı. Yaklaşık bir yıldır biz bunun altında eziliyoruz.AK Partili belediye başkanı mevkidaşlarım da aynı sıkıntıyı yaşıyorlar ama onların bir rahatlığı var, yapıyorlar. Mesela biz de elimizdeki mal varlıklarına şu anda başka kurumlarımız tarafından kullanılan mal varlıklarımızı hazineye devretmeye çalışıyoruz bizi tam üç buçuk dört yıldır bekletiyorlar; bütün her şey bitmiş, masada bekliyor. Ancak karşıda ismini vermeyeceğim söz hakkı olmasın diye. Gazetelerde okumuşsunuzdur. Başka AK Partili belediyeye 145 milyon hemen gönderiyor arkadaşlar. Bu ayrıştıran tavır karşısında belediye başkanı olarak siz burada olsanız ne yaparsınız?" diye sordu.

Halkın oylarıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin bir kurumunun temsilcisi olduğunu ifade eden Kılıç, "Yani İstanbul'u valimiz atanmış olarak yönetiyorsa, Ekrem Başkan da seçilmiş olarak yönetiyor. Mevzuat bundan ibarettir. Ben de Maltepe'de aynı görevi sürdürüyorum. Peki bu ayrımcılığı nereye bağlarsınız, size soruyorum, bütün yasal statü bitmiş masada bekliyor hiçbir eksiği yok niye bekletirsiniz? Bu ayrımcılığı bir kere daha altını kalın çizgilerle çizerek kınıyorum çünkü biraz önce arkadaşımız burada söyledi; en az 130 bin kişi de bize oy verdi dedi. Hiç fark etmiyor, bir kişi de size oy verirse, 10 kişi de verse bu insanları dışlamamak lazım. Ahirete inanıyoruz ya,öbür dünyada bu insanların alın terinden, vergisinden aldığımız paraları adil ve hakça da atmadığınız için iki elimiz bunu yapanların yakasında olacaktır" dedi.

"TÜRKİYE 20 YILIN MUHASEBESİNİ YAPMALI"

Kılıç, "Burada konuşurken birbirimize saldırıyoruz. Birbirimizi dinleme zahmetine bile katlanamıyoruz. İnsanız, hepimizin ayrı bir dili, üslubu var. Yeter ki kimse kimsenin haysiyetine, namusuna, şerefine, dil uzatmasın. Türkiye 182 ülke arasında ifade özgürlüğünde 157. sıraya düşmüşüz. İlk sıralarda Norveç, Finlandiya, Danimarka, Kongo gibi ülkeler var. Türkiye'nin önünde ise Özbekistan var. Bu ülke bunu hak ediyor mu? Sanıyorum ki sizin de etrafınızda eşinizin dostunuzun bazen kendini ifade etmekte zorlandığı için cezaevlerine sıkıştırıldığını biliyorum. Son 10 yılda, bu benim rakamlarım değil Adalet Bakanlığı rakamları, cezaevlerimizde oran yüzde 150 artmış. Şu anda cezaevlerinde duruşmasını bekleyen 300 bin insanımız demir parmaklıklar arkasında yaşıyor. İntihar konusuna geleyim. Onurlu bir baba kendini öldürdü çocuklarım aç diye. Ortalama 9 kişi Türkiye'de her gün intihar ediyor. Öldürülen kadınlardan bahsetmiyorum bile. 2002'den bu yana 50.000 kişi intihar etmiş Türkiye'de. Son 20 yılın muhasebesini yapmak gerekmiyor mu?" dedi.

"PANDEMİ BAŞLAMADAN EKİBİMİZ HAZIRDI"

Maltepe Belediyesi'nin pandemi dönemindeki çalışmalarına da değinen Başkan Kılıç, "Son bir yıl içerisinde korona salgını başladığında bunu büyük bir gururla ifade edebilirim, Maltepe Belediyesi İstanbul'daki belediyelerimiz içerisinde belki en örgütlü, en planlı belediyelerden bir tanesi, çünkü bizim zaten saha ekibimiz var. Sayısı 100 ila 120 civarında saha ekibimiz mahalleleri dolaşıyordu, 18 mahalleye bu arkadaşlarımızı dağıtarak, vatandaşlarımızın bu süreç içerisinde hizmetlerinin verilmesi noktasında hiçbir eksiğe yer bırakmadan mücadelemizi sürdürdük. Sadece bu mu? Hayır. Vefa Destek Grubu adı altında oluşturulan sayın Cumhurbaşkanımızın genelgesi ile sayın valimiz üzerinden bizlere kaymakamlıklar üzerinden deklare edilen genelgeler göz önünde bulundurularak araçlarımızla, personelimizle, bu destek grubuna da sonuna kadar hizmet ettik, destek verdik. Bizim sosyal demokrat belediyecilik anlayışımızda, bizim insana hizmet etme anlayışımızda sendendir bendendir anlayışı yoktur" diye konuştu.

"EVLERE GİTTİK, 3 ÖĞÜN YEMEK VERDİK"

Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Alınan bütün kararları kabul ettik ve riayet ettik. 65 yaş üstü olan hemşirelerimizin evine gittik. Maltepe'de yaşıyorsunuz, aynı mahalledesiniz, anne babanız 70 yaşında, birkaç sokak ileride oturuyorsunuz. Aradılar bizi. Başkanım ben eve gidemiyorum, çalışıyorum, anneme babama bulaştırırsam vicdan azabı çekerim, lütfen siz ilgilenin.Sabah kahvaltısı, öğle yemeği ve akşam yemeklerini kimseyi rencide etmeden evlerine bıraktık, ertesi gün boşları aldık yerlerine dolularını koyduk. Evde sağlık bakım hizmeti ile dışarı çıkamayan, bakımlarını yapamayan annelerimizin, dedelerimizin, babalarımızın hizmetlerini yine bu evlerde yaptık arkadaşlar. Korona salgını süresi içerisinde bu salonlar bomboş kaldı. Çünkü toplu etkinlikleri zaten kaldırmışlardı. Ama bu sahnelerden Maltepe'de evinde yaşayan hemşerilerimize dostlarımıza biz elimizden geldiğince online destek verme gayreti içerisinde bulunduk. Karar vermek kolay ama uygulamasının bedelleri ağır olabiliyor. Sanatçıları bilirsiniz, sahneyi severler, alkışı severler. Hele sanatçı popülerse, arkasında on on beş tane sazı vardır. Ancak yaklaşık bir buçuk yıldır bu sanatçıların bir kısmı evine ekmek götüremeyecek duruma düştü, basına yansıdı. Sanatçı arkadaşlarımızla görüştük, 108-110 sanatçının bu süre içinde intihar ettiğini öğrendik. Maltepe Belediyesi özellikle Maltepe'de yaşayan yerel sanatçılarımıza küçük bir katkıyı verme fırsatımız oldu."