TAPUDA HİSSE ORANINA DİKKAT
YEREL YÖNETİMLER
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
27.11.2015 - 18:43, Güncelleme:
29.12.2022 - 15:30 3096+ kez okundu.
TAPUDA HİSSE ORANINA DİKKAT
TAPUDA HİSSE ORANINA DİKKAT
GAYRİMENKUL ALIM SATIMINDA TAPUDA HİSSE ORANINA DİKKAT
Gayrimenkul alımlarında her tüketici gayrimenkul hisselerinin pay ve payda oranınınkaç metrekareye tekamül ettiğinden bihaber olması nedeniyle bazı art niyetli gayrimenkul malikleri ,Emlakçılar tarafından bu durum fırsat bilinerek gayrimenkulü satın almak isteyen alıcı ile taşınmazı göstererek içini,dışını gezdirerek dairenin yada dükkanın taşınmazı bu emsallerde fiyatına göre ideal en uygun fiyat olduğunuaciliyetten sebep yada bir iş kuracağı için satacağını yoksa bu fiyata vermeyeceğini beyan ile alıcı olan Taşınmazı almaya niyetli olan kişi taşınmazı satan kişinin samimiyetine inanarak ve taşınmazın kullanım alanlarına bakarak bu fiyata böyle bir daire yada dükkan bulması namümkünolduğunu düşünmesinden dolayı satın almaya karar verilmektedir.Ancak taşınmazın tapuda kaç metrekare olduğunu bilmeyen alıcı başına geleceklerden bihaber taşınmazı satan asıl malik yada komisyoncuya kaparo verilerek el sıkışılır ve geri kalan bedeli tapu işlemi yapıldıktan sonra ödeyeceğini taahhüt ederek ordan ayrılırlar.Taşınmaz malik veya komisyoncu ile tapuya devir işlemlerini yapmaya gittiklerinde taşınmazı alan kişiye 2/36 hissesinin devri yapılacağını tapu memuruna beyan ile tarafların onay ve imza ederek01/04/2005 Tarihinde 115.000 TL bedel karşılığında anlaşmış ve resmi satış işlemi gerçekleşir.Yeni malik kendisine ait olan taşınmazın büyük kullanıma elverişli olması nedeniyle o günün şartlarındaki piyasa değerini ödeyerek almış olmalarına rağmen kendilerine ait daire ve dükkanların tapuda pay ve paydasının ne manaya geldiğini bilmediklerinden sebep bedelini ödenerek alırlar.ANCAK 01/04/2015 Tarihinde davacılardan XXXXX dükkanını satın almak isteyen kişi ile taşınmaz için pazarlıklar yapılmış 700.000 TL bedel talep edilmiş dükkanı satın almak isteyen kişi ile olumlu pazarlık sonucunda rakamda anlaşılmıştır. Taşınmazı almak isteyen kişi emlakçı dükkanların tapuda ki kaydını soruşturduğunda dükkan için 19,65 metrekare hissesi olduğunu öğrenmesi üzerine taraflar arasında yapılan pazarlık sona ermiş alacaklı haklı nedenle bu yeri almaktan vazgeçmiştir.
Dükkan sahibi olan XXXX kendisine ait iki dükkanın hissesi hakkında söylenilenlerin gerçeklik payı varmı diye tapuya giderek durumu anlatmış ve 2005 yılında aldığı çift dükkanına 19,65 Metrekare hisse verildiğini öğrenerek aldatıldığını öğrenmiştir. Taşınmazın maliki 01/04/2005 Tarihinde dükkanı alırken 3(üç)daire fiyatına denk bedel ödeyerek aldığı yerin metrekaresi 19.65 iken dükkanın üst katlarındaki daire hisselerinde 30 metrekareden aşağı hisse olmadığını ve bu binadaki daire ve dükkanları satan eski maliklerin binada kullanım alanı olmadığı ve kimsenin eski maliklerin zilyetliğinde olmamasına rağmen binaya ortak olduğunu tapudan alınan evrak incelendiğinde XXXX 68,78 metrekare XXXX 39,30 metrekare hisseleri eski maliklerin adına kayıtlı olduğu görülmektedir.
Eski malikler yeni malik tapuda kendi insiyatifleridoğrultusunda gelişi güzel hisse vererek satışını gerçekleştirmişlerdir.Davacı müvekkil XXXX06/05/2005 yılından eski malikleretaşınmazın o günün şartlarında piyasa değerinde ödeyerek almışdır. Taşınmazın tapuda gerçekleştirilen işlemde davalıların HİLELİ işlem yapan kişilerin kötü niyetli olmasından sebep dava konusu temelde hata ve hile iddiasına dayanmaktadır.Hile iddiasının gerçekleşmesi halinde temlikin geçerli bir hukuki sebepedayamadığından söz edilemez.Dava bu mahiyeti itibariyle B.K 125 maddesinde öngörülen 10 yıllık süreye tabi tutulamaz.Ancak davanın hata ve hilenin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl içerisinde açılmalıdır. Davalıların Özellikle HİLELİ işlemi yapan kişinin kötü niyetli olması halinde 125 maddede öngörülen zaman aşınımından yararlanması mümkün olamayacağı gibi B.K’nun 60.Maddesinden de yararlanamayacağı kabulü gerekir. Hal böyle olunca, mağdur malik’in hata ve hileye ıttıla tarihi belirlenerek davanın B.K’nun 31 maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının araştırılması, Bu süre içerisinde açıldığının saptanması halinde tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde gösterecekleri delillerin toplanması ve bundan sonra delillerin tümü birlikte değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.(Y.K).Hukuka aykırı olarak yaptıkları işlemden sebep 10 yıllık süreye tabi olamayacağı kanunlarla teminat altına alınmış olup B.K 31 madde de ise yenilik doğuran bir hak söz konusudur.Bu itibarla mülkiyetin karşı tarafa geçmesi düşünülemez.(Yargıtay kararları ve BK 31 maddesi)
AVUKAT
TEVRAT ŞAHİN
Tevrat Şahin <tevrat.shn@gmail.com
TAPUDA HİSSE ORANINA DİKKAT
GAYRİMENKUL ALIM SATIMINDA TAPUDA HİSSE ORANINA DİKKAT
Gayrimenkul alımlarında her tüketici gayrimenkul hisselerinin pay ve payda oranınınkaç metrekareye tekamül ettiğinden bihaber olması nedeniyle bazı art niyetli gayrimenkul malikleri ,Emlakçılar tarafından bu durum fırsat bilinerek gayrimenkulü satın almak isteyen alıcı ile taşınmazı göstererek içini,dışını gezdirerek dairenin yada dükkanın taşınmazı bu emsallerde fiyatına göre ideal en uygun fiyat olduğunuaciliyetten sebep yada bir iş kuracağı için satacağını yoksa bu fiyata vermeyeceğini beyan ile alıcı olan Taşınmazı almaya niyetli olan kişi taşınmazı satan kişinin samimiyetine inanarak ve taşınmazın kullanım alanlarına bakarak bu fiyata böyle bir daire yada dükkan bulması namümkünolduğunu düşünmesinden dolayı satın almaya karar verilmektedir.Ancak taşınmazın tapuda kaç metrekare olduğunu bilmeyen alıcı başına geleceklerden bihaber taşınmazı satan asıl malik yada komisyoncuya kaparo verilerek el sıkışılır ve geri kalan bedeli tapu işlemi yapıldıktan sonra ödeyeceğini taahhüt ederek ordan ayrılırlar.Taşınmaz malik veya komisyoncu ile tapuya devir işlemlerini yapmaya gittiklerinde taşınmazı alan kişiye 2/36 hissesinin devri yapılacağını tapu memuruna beyan ile tarafların onay ve imza ederek01/04/2005 Tarihinde 115.000 TL bedel karşılığında anlaşmış ve resmi satış işlemi gerçekleşir.Yeni malik kendisine ait olan taşınmazın büyük kullanıma elverişli olması nedeniyle o günün şartlarındaki piyasa değerini ödeyerek almış olmalarına rağmen kendilerine ait daire ve dükkanların tapuda pay ve paydasının ne manaya geldiğini bilmediklerinden sebep bedelini ödenerek alırlar.ANCAK 01/04/2015 Tarihinde davacılardan XXXXX dükkanını satın almak isteyen kişi ile taşınmaz için pazarlıklar yapılmış 700.000 TL bedel talep edilmiş dükkanı satın almak isteyen kişi ile olumlu pazarlık sonucunda rakamda anlaşılmıştır. Taşınmazı almak isteyen kişi emlakçı dükkanların tapuda ki kaydını soruşturduğunda dükkan için 19,65 metrekare hissesi olduğunu öğrenmesi üzerine taraflar arasında yapılan pazarlık sona ermiş alacaklı haklı nedenle bu yeri almaktan vazgeçmiştir.
Dükkan sahibi olan XXXX kendisine ait iki dükkanın hissesi hakkında söylenilenlerin gerçeklik payı varmı diye tapuya giderek durumu anlatmış ve 2005 yılında aldığı çift dükkanına 19,65 Metrekare hisse verildiğini öğrenerek aldatıldığını öğrenmiştir. Taşınmazın maliki 01/04/2005 Tarihinde dükkanı alırken 3(üç)daire fiyatına denk bedel ödeyerek aldığı yerin metrekaresi 19.65 iken dükkanın üst katlarındaki daire hisselerinde 30 metrekareden aşağı hisse olmadığını ve bu binadaki daire ve dükkanları satan eski maliklerin binada kullanım alanı olmadığı ve kimsenin eski maliklerin zilyetliğinde olmamasına rağmen binaya ortak olduğunu tapudan alınan evrak incelendiğinde XXXX 68,78 metrekare XXXX 39,30 metrekare hisseleri eski maliklerin adına kayıtlı olduğu görülmektedir.
Eski malikler yeni malik tapuda kendi insiyatifleridoğrultusunda gelişi güzel hisse vererek satışını gerçekleştirmişlerdir.Davacı müvekkil XXXX06/05/2005 yılından eski malikleretaşınmazın o günün şartlarında piyasa değerinde ödeyerek almışdır. Taşınmazın tapuda gerçekleştirilen işlemde davalıların HİLELİ işlem yapan kişilerin kötü niyetli olmasından sebep dava konusu temelde hata ve hile iddiasına dayanmaktadır.Hile iddiasının gerçekleşmesi halinde temlikin geçerli bir hukuki sebepedayamadığından söz edilemez.Dava bu mahiyeti itibariyle B.K 125 maddesinde öngörülen 10 yıllık süreye tabi tutulamaz.Ancak davanın hata ve hilenin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl içerisinde açılmalıdır. Davalıların Özellikle HİLELİ işlemi yapan kişinin kötü niyetli olması halinde 125 maddede öngörülen zaman aşınımından yararlanması mümkün olamayacağı gibi B.K’nun 60.Maddesinden de yararlanamayacağı kabulü gerekir. Hal böyle olunca, mağdur malik’in hata ve hileye ıttıla tarihi belirlenerek davanın B.K’nun 31 maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının araştırılması, Bu süre içerisinde açıldığının saptanması halinde tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde gösterecekleri delillerin toplanması ve bundan sonra delillerin tümü birlikte değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.(Y.K).Hukuka aykırı olarak yaptıkları işlemden sebep 10 yıllık süreye tabi olamayacağı kanunlarla teminat altına alınmış olup B.K 31 madde de ise yenilik doğuran bir hak söz konusudur.Bu itibarla mülkiyetin karşı tarafa geçmesi düşünülemez.(Yargıtay kararları ve BK 31 maddesi)
AVUKAT
TEVRAT ŞAHİN
Tevrat Şahin <tevrat.shn@gmail.com
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
